1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Şiddet eğilimi bazı belirtiler verebiliyor!

Şiddet eğilimi bazı belirtiler verebiliyor!

featured
siddet-egilimi-bazi-belirtiler-verebiliyor.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, ekran kullanımının çocukların bağlanma, gelişim ve davranış süreçleri üzerindeki olumsuz etkileri ile sağlıklı ebeveyn tutumunun önemini hakkında bilgi verdi.

Çocukta  şiddet eğilimi sinyalerine dikkat! 

Şiddet eğiliminin çoğunlukla çevresel faktörlerle şekillendiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Genetik yatkınlık söz konusu olsa bile, doğru değerler kazandırıldığında çocuk bu eğilimleri kontrol etmeyi öğrenebilir.” dedi.

Şiddete eğilimli olabilecek çocuklarda bazı erken sinyaller gözlemlenebileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Kilit, şöyle devam etti:

“Sınırları kabul etmeme, akranlarına karşı saldırgan davranışlar, zorbalık, hayvanlara karşı duyarsızlık, yenilgiyi kabullenememe, öfke patlamaları, tehditkâr konuşmalar, intikam içerikli ifadeler  ve dijital oyunlara aşırı bağımlılık bu belirtiler arasında yer alır. Bu tür durumlarda problemi görmezden gelmek yerine bir uzmandan destek almak önemlidir. Ebeveynlik, öğrenilen bir süreçtir ve herkes bu süreçte dengeyi bulmaya çalışır. Çocuğa sınırsız özgürlük tanımak kadar aşırı sert tutumlar da gelişimi olumsuz etkiler. Sağlıklı disiplin; kararlı, tutarlı ve sevgi temelli bir yaklaşım gerektirir.”

Ekranla meşguliyet, ebeveyn–bebek bağını zayıflatıyor! 

Dijital dünyanın hayatımıza yoğun biçimde girmesinin, çocuk gelişiminin birçok aşamasını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Bu nedenle her gelişim dönemini doğru anlamak ve bu dönemlerde çocuğun ihtiyaçlarını sağlıklı şekilde karşılamak büyük önem taşıyor.” dedi.

İnsan hayatının ilk yılının, temel güven duygusunun oluştuğu en kritik evre olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Bu dönem ‘bağlanma dönemi’ olarak adlandırılır. Bebek, öncelikle anneyle, ardından babayla güvenli bir bağ kurarak dünyayı güvenli bir yer olarak algılamayı öğrenir. Ancak ebeveynlerin bu süreçte sürekli ekranla meşgul olması, bebekle kurulan göz teması, temas ve duygusal iletişimi zayıflatabilir. Bu durum da güvenli bağlanmanın sağlıklı şekilde gelişmesini engelleyerek ilerleyen yıllarda psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir.” şeklinde konuştu.

Ekran karşısında geçirilen uzun süreler, çocuğun farkındalık kazanmasını zorlaştırıyor!

2 ila 3 yaş arası dönemin, çocuğun özerklik kazanmaya başladığı bir evre olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Tuvalet eğitiminin de bu döneme denk gelmesi tesadüf değildir. Çocuk bu süreçte kendi bedensel farkındalığını geliştirir; açlık, tokluk ve tuvalet gibi temel ihtiyaçlarını tanımayı öğrenir.” dedi.

Ancak ekran karşısında geçirilen uzun sürelerin, çocuğun bu farkındalıkları kazanmasını zorlaştıracağına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, şunları söyledi:

“Aynı şekilde ebeveynin de sürekli telefonla meşgul olması, çocuğun rehberlik alma sürecini sekteye uğratır. 3 ila 6 yaş arası ise ‘oyun çağı’ olarak tanımlanır. Bu dönemde çocukların hayal gücünü geliştiren oyunlar oynaması son derece önemlidir. Evcilik gibi sembolik oyunlar, çocuğun duygusal ve sosyal gelişimine katkı sağlar. Buna karşın, şiddet içerikli dijital oyunlara maruz kalmak, hayal gücünün gelişimini sınırlandırabilir. Bu yaşlardan itibaren çocukların disiplinle tanışması, kreş ortamında yaşıtlarıyla etkileşim kurması ve paylaşmayı öğrenmesi gerekir. Sürekli şiddet içerikleriyle büyüyen bir çocuğun empati ve vicdan gelişimini sağlıklı şekilde tamamlaması ise oldukça güçleşir.”

Sanal ve kolay başarı algısı gelişimi zayıflatıyor! 

7 ila 11 yaş arası dönemin, okul çağı olduğunu ve çocukların bu dönemde başarıya yöneldiklerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Akademik, sportif ya da sanatsal alanlarda takdir edilmek, özgüvenlerinin temelini oluşturur. Ancak günümüzde çalışmadan kazanma fikrinin öne çıkarılması, çocukların emek ve üretim kavramlarından uzaklaşmasına neden olabilmektedir. Oysa bireyin kendini değerli hissetmesi, ürettiğini görmesi ve bir işe katkı sağladığını fark etmesiyle mümkündür. Bu dönemde sorumluluk bilinci kazandırmak da önemlidir. Gerçek sorumluluklar yerine sanal dünyaya yönelen çocuklar, hayatın gerçek dinamiklerinden kopabilir.” dedi.

Ergenlik sürecinde ise bireyin kişiliğinin daha belirgin hale geldiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Bu dönemde iki temel unsur öne çıkar: Aile ve çevre tarafından şekillenen üst benlik ile toplumun bireyden beklentileri. Eğer çocukluk döneminde sağlıklı bir değer sistemi oluşturulmamışsa ve toplum da kolay yoldan başarı, dış görünüş odaklılık gibi mesajlar veriyorsa, genç birey ciddi bir kimlik karmaşası yaşayabilir.” diyerek sözlerini tamamladı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Şiddet eğilimi bazı belirtiler verebiliyor!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Bug ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin