1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Sağlıkta iletişim bir tedavi yöntemi!

Sağlıkta iletişim bir tedavi yöntemi!

featured
saglikta-iletisim-bir-tedavi-yontemi.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor (SKS) Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Perfüzyon Kulübü tarafından “Etkili Konuşma, Hitabet ve Kendini Dinletme” başlıklı etkinlik düzenledi. Düzenlenen etkinliğe İletişim Uzmanı Şaban Özdemir konuk oldu. Sağlık alanında iletişimin yalnızca bir “yumuşak beceri” değil; insanı merkeze alan, iyileştirici ve koruyucu bir güç olduğuna dikkat çekildi.

Sağlık alanında öğrencilerin ilgi gösterdiği söyleşide Özdemir, özellikle sağlık çalışanlarının hasta ile kurduğu ilişkinin tedavi sürecine doğrudan etki ettiğini dile getirerek, güçlü iletişimin hastada güven duygusunu artırdığını, bunun da plasebo etkisini tetikleyen önemli bir unsur olduğunu ifade etti.

Hastalar şefkat dolu bir ifade bekliyor…

Sağlık alanında yaşanan şiddet olaylarının önemli bir kısmının iletişim kazalarından kaynaklandığını dile getiren Özdemir, hastaların çoğu zaman tıbbi bilgiden önce şefkatli bir ses, sakin bir ton ve anlaşılma hissi aradığını söyledi.

Özdemir, “Bugün sağlık alanında yaşanan şiddet olaylarının önemli bir kısmı iletişim kazalarından kaynaklı yaşanıyor. Elbette sistemsel aksaklıklar da söz konusu onları bir kenara bırakırsak özellikle sizler sağlıkçı olduğunuz için bunu vurgulamak istiyorum. Sağlıkta güçlü iletişimin plasebo etkisi olduğunu düşünüyorum. Hastalar sağlık personelinin dudakları arasından çıkacak bir sese, şefkat dolu ve güven veren bir ifade bekleyişi içinde. Sağlıkta hastalar sadece vaka olarak görülmemeli. Son teknolojik aletlere sahip olabilirsiniz, donanımlı sağlık komplekslerinde çalışıyor olabilirsiniz ancak sadece reçete etmek bir kimyasal, ilaç vermekten öteye gidemeyecektir. Sağlık alanında iletişimi tedavinin bir parçası olarak görüyorum. Hastalarımızı, danışanlarımızı ve bizlere ihtiyaç duyan kişileri bundan mahrum bırakmamalıyız.” diye konuştu.

Nefes, en büyük cephanemiz!

İletişimin büyük bölümünün kelimelerle değil; beden dili, ses tonu ve tonlama ile kurulduğuna dikkat çeken Özdemir, iletişimin yaklaşık yüzde 90’ının sözcüklerin ötesinde gerçekleştiğini söyledi.

“En doğru tonlama, kelimeye anlamsal olarak hakkını verebilmektir” diyen Özdemir, bir kelimenin ancak doğru ses, ton ve vurgu ile duygusunun verilebileceğini ifade etti.

Özdemir, “Nefes en büyük cephanemiz. Nefesi doğru, ekonomik ve tasarruflu kullanmak zorundayız. Aldığınız nefesi boğazdan geçirip, ses tellerindeki titreşimi maske bölgesine taşıyıp tınlatacaksınız. Sesi buraya taşıdığınızda hacimsel olarak daha geniş bir alanda yayılıyor sesiniz daha güzel tınlıyor ve ses tellerinize fazla yük binmiyor, zorlanmadan, yorulmadan kolay ve uzun süre konuşabiliyorsunuz. Birçok öğretmenin ses tellerinde nodül gibi sorunlar yaşamasının nedeni de aslında diyafram nefesini doğru alamamaları ve nefesi düzgün kullanmayıp ses tellerine yüklenmeleridir. Spikerler, sunucular ve sesiyle sürekli çalışan kişiler ses tellerini çok fazla yormazlar. Çünkü sesi maske bölgesine taşırlar ve doğru tonlamayı orada yaparlar.” şeklinde konuştu.

Pozitif yaklaşım iletişimi güçlendiriyor

İletişimde samimiyetin önemini vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:

“İnsanların dilleri gibi beyinleri de konuşuyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan hocamızın da vurguladığı gibi beyinde ayna nöronlar var. Eğer iletişimde samimiyet varsa, beyinler de etkileşime giriyor. Birbirimizi anladıkça, tanıdıkça ve güvendikçe, belki iddialı olacak ama gerçekten bir olmaya, tek olabilmeye başlıyorsunuz. Bu da karşımdaki kişinin bana verebileceği reaksiyonu önceden sezebilmemi sağlıyor, kişi güvendiği için kendisini size açıyor. Benzeşiyorsunuz… İletişim samimi bir şekilde akıyor. İletişim bir manada niyetlerin değiş tokuşu bu bağlamda da. Niyet açık ve samimi olunca ortaya enerji çıkıyor, iki kişinin enerjisi sinerjiye dönüşüyor. Kişilik olarak pozitif biriyim, pozitif olmayı çok seviyorum. Pozitif olmak iletişimin seyrini de belirliyor, iletişimin gücünü artırıyor. Benim en büyük yakıtım pozitif olmak, pozitif enerji. Bu da iletişim hayatının temel kurallarından biri aslında. Pozitif kalabilme ve pozitif olabilme gayreti…”

Heyecan doğru yönetilmeli…

Programda sahne korkusu ve heyecan konusuna da değinen Özdemir, heyecanın bastırılması gereken bir duygu değil, doğru yönlendirildiğinde başarıyı besleyen bir enerji olduğunu, heyecanın ses, beden dili ve mimiklere doğru şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Kalemle konuşma egzersizi ve nefesin gücü

Şaban Özdemir, artikülasyon ve diksiyon çalışmaları için kullandığı “kalem tekniği” ni kendi yaşamından örneklerle aktarırken; doğru nefesin sesi koruyan ve güçlendiren en temel unsur olduğunu vurguladı. Özdemir, diyafram nefesi ve sesi maske bölgesine taşımanın, özellikle sağlık çalışanları ve eğitimciler için sağlıklı ve etkili iletişimde hayati öneme sahip olduğunu belirtti.

Öğrenciler yoğun ilgi gösterdi

Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik üstlendi.

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlandı.

Programın sonunda Özdemir’e teşekkür belgesi takdim edildi…

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Sağlıkta iletişim bir tedavi yöntemi!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Bug ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin